20 Ekim 2021, Çarşamba
Ana SayfaPsikolojiSürü Psikolojisi, Birliktelik Duygusu ve Fikir Önderliği İlişkisi

Sürü Psikolojisi, Birliktelik Duygusu ve Fikir Önderliği İlişkisi

İnsanoğlu, varoluşundan bu yana birliktelik duygusu ile hareket etmiştir. Bireysel yaşantının yanı sıra üstlenilen fazladan sorumluluk ve onun beraberinde gelen yaşamı idame ettirme sürecindeki kolaylık, insanoğlunun gelişimindeki en önemli süreç olarak ele alınabilir. Kendisi gibi benzeri varlıklar ile bir arada olma dürtüsünün uyandığı dönem, ilk uyanış olarak adlandırılmaktadır.

İlk insan döneminden günümüze kadar uzanan süreç incelendiği zaman; bireysel yaşantıdan, toplum düzenine ulaşan bir evrimsel süreç söz konusu olmaktadır. Toplum düzeninin getirdiği kurallar bütününün insan davranışları üzerindeki etkileri de ele alındığı zaman bir “sürü olma” eğiliminden bahsedilmektedir.

Peki, nedir bu sürü psikolojisi ve sürü olma eğilimi?

Sürü Psikolojisinin İlk Çağları

Sürü olma eğilimi söz konusu canlının; kendi gibi veya türevi olan varlıklar ile bir arada bulunarak, bir topluluk oluşturma eğilimi göstermesine verilen addır.

Söz konusu olan bu eğilim, varlıklar arası iletişim ve yaşam biçimi ile doğrudan ilişkilidir. Topluluk olmanın verdiği güç ile hareket eylemlerinin benzeşmesi ve fikir uyuşmazlığının ortadan kaldırılması, varlıklar arası iletişimin en iyi örneğidir.

Aynı şekilde ilk insan örneğinde; toplu yerleşkeler ile olası tehdit unsurlarının ortadan kaldırılması ve beslenme ihtiyacının daha iyi standartlarda karşılanabilmesi için beraber avlanma döneminin başlaması, yaşam biçimine olan etkilerini gözler önüne sermektedir. Aynı beslenme ihtiyacını yerleşkeyi oluşturan diğer canlıların/varlıkların hissetmesi ve harekete geçmesi, beraber hareket edildiğinde daha büyük canlıların avlanabildiğinin fark edilmesi, topluluk oluşturmanın temel yapı taşlarındandır.

O zamanki doğa-yaşam döngüsü incelendiğinde; canlıların tek başlarına hayatta kalma ihtimallerinin, bir topluluk içerisinde hayatta kalma ihtimallerinden daha az olduğu fark edilmektedir. Bu durum sadece insan yaşamı için değil, tüm canlı eko sistemleri için geçerliliğini korumaktadır. Bir topluluğa/yerleşkeye ait olmak; hem canlının temel ihtiyaçlarını gidermesi için, hem de kendini dış tehditlerden koruması için önem arz etmektedir.

Topluluklar içerisindeki hiyerarşik sistemler de buradan ortaya çıkmaktadır. Bir topluluk içinde/sürüde yapılacakların büyük bir kısmını, topluluğun başındaki varlık belirlemektedir. Bu; hayvan yaşamına mukayese edildiğinde söz konusu olan varlık, sürü lideridir. Sürünün ilerleyeceği yolu, ne zaman avlanacağını, avdan kime ne kadar pay düşeceğini belirleyen liderdir.

Hayvanlar sürü psikolojisi sayesinde hayatta kalır

Eğer söz konusu topluluğun (sürünün) bir yöneticisi olmaz ise; burada hiyerarşik düzen sağlanamadığından dolayı, sürü mantığı oluşmaz. Çünkü aksi durumda kimse ortak akıl etrafında toplanmaz, ortak hareket eylemleri sergilemez ve bireysel yaşam biçimi boy gösterir.

İlk çağdan günümüze kadar gelen bu sürü sistemi, zaman içinde yerleşik hayata uyarlanmıştır. Söz konusu bireylerin oluşturduğu topluluk sayısının artması ile günümüzdeki ülke düzeni oluşmuş ve var olan dünya sisteminin temelleri atılmıştır.

İnsanlar arası iletişimde, fikir ayrılıkları ortaya çıkabilmektedir. Oluşan fikir ayrılıklarının temel nedeni; ortak bir payda etrafında buluşamamaktır. Bireysel ya da toplumsal çıkarlar gözetilerek edinilen fikirler bir başka fikir ile örtüşmediği durumda, ortaya fikir ayrılıkları çıkar. Bu; kimi zaman bir harekete geçme eyleminde, kimi zamansa bir karar verme sürecinde baş gösterir.

Düşünce birlikteliğinin sürü psikolojisi açısından önemi ise, tamamen topluluk içerisinde var olmak ile ilgilidir. Belli bir topluluğun içerisinde var olabilmek için, ortak bir fikre veya değere sahip olmak gereklidir. Ancak o zaman ortak bir amaç etrafında toplanılabilir ve harekete geçilebilir. Söz konusu “ortak akıl” sisteminin getirdiği hiyerarşi ile birlikte, düşüncelere yön veren bir kaynak mevcut diyebiliriz. Bu kaynak “fikir önderi” olarak anılmaktadır. Peki, kimdir bu fikir önderi?

Fikir önderi; ortak bir sonuca ulaşma eğiliminde olan paydaşlardan bir topluluk yaratmak için, belli bir düşünce etrafında şekillenmelerini organize eden ve önderlik sağlayan varlık diyebiliriz. Fikir önderinin görevlerinin başında; mevcut topluluğu ortak bir hedefe yöneltmek için, bir değer yaratmak gelmektedir.

Yaratılan bu değer, söz konusu hedef doğrultusunda değişiklik gösterebilmekte ve farklı şekillere doğru evirilebilmektedir. Fakat hiçbir zaman söz konusu fikir önderi, başlangıçta beyan edilen fikrin zıttı yönde düşünce belirtip yeni hedef gösteremez. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; düşüncede bir değişiklik yapılırken, toplulukta fikre karşı yaratılan temel değerler ile ters düşülmemesi gerektiğidir. En basit tanımı ile şöyle ifade edebiliriz: “Dün beyaz olan bugün siyah olarak kabul edilemez.

Fikir önderinin sonraki durumlarda değişiklik yapabileceği öngörülerek, başta oluşturulan ortak değerler mümkün olduğunca açık uçlu olmak zorundadır. Bunun bir avantajı olarak; sonrası durumlar için çıkar çatışmalarını önlemek adına, olası tüm alternatif yollar benimsenmiş olacaktır. Fikir değişikliğinin beraberinde doğan sonuçların, söz konusu topluluk içerisindeki ayrıştırmaya neden olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Bu hiyerarşi içerisinde kabul gören iki kural mevcuttur;

  1. Topluluğun beraberliği ve bütünlüğü hayati önem taşır
  2. Söz konusu fikir ve düşünceler yaratılan temel değerler esas alınarak şekillenir

Peki, hiyerarşi içerisinde bir fikir önderi olmaz ise ne olur?

İnsan yaşamı, genellikle yönlendirmeye/yönetmeye ihtiyaç duyar. Dolayısıyla eğer belli bir kesimin oluşturduğu topluluktan bahsediyorsak, fikir önderi bulunması kaçınılmazdır. Fikir önderinin bulunması için, belli bir seçim yapılması gerekmez. Topluluk içerisinde değer yaratan ya da fikirleri bir arada buluşturup ortak bir platform sağlayan varlık söz konusu ise; fikir önderi olarak görülmesi, gayet olağan bir durumdur. Bu sebeple, topluluk içerisinde zoraki olarak bir fikir önderi aranmaz.

Kimi zaman fikir önderinin belirlenmesi, kendiliğinden gelişen bir süreç olarak yorumlanır.

Neredeyse yaşayan tüm canlılar benzer davranışlar gösterir. Bunlara örnek olarak aşağıda hayvanların sürü psikolojisi ile hareket ettiği fotoğraflara göz atabilirsiniz.

  • Hayvanlarda Sürü Psikolojisi Koyunlar
  • Hayvanlarda Sürü Psikolojisi Köpekler
  • Hayvanlarda Sürü Psikolojisi İnekler
  • Hayvanlarda Sürü Psikolojisi Atlar
  • Hayvanlarda Sürü Psikolojisi Tavuklar
  • Hayvanlarda Sürü Psikolojisi Zürafalar
Onur Gürsoyhttps://yasamsirlari.com
Araştırmacı, girişimci, bilişim ve reklamcılık sektörlerinde çalışan, kişisel gelişim ve sağlıklı yaşama önem veren YaşamSırları.com editörü
Benzer İçerikler

Yorum Yap

Güncel

İlginizi Çekebilir