20 Ekim 2021, Çarşamba
Ana SayfaKişisel GelişimNeden Hemen, Çok Kolay Pes Ediyoruz?

Neden Hemen, Çok Kolay Pes Ediyoruz?

Pes etmek git gide yaygınlaşan bir şey oldu. Çok az emek harcadığımız herhangi bir şey istediğimiz gibi olmadığında hemen pes ediyoruz. Ama merak etmeyin, yalnız değilsiniz!

Psikiyatristler ve psikologlar ile yapılan onlarca araştırma sonucunda, özellikle aşağıdaki nedenlerin, bizi pes etmeye ittiğini tespit ettik. Siz de vazgeçme, hemen bıkma ve pes etme gibi duygulara kapılıyorsanız bunları okumanızda fayda var.

Gerçekçi olmayan beklentilerimiz var

Hepimiz aynı şeyleri yaşadık. Yeni bir iş. Yeni ilişki. Başta işleri yoluna koymak için çok hevesliyiz. Kafamızda dönüp duran tüm fikirlerin heyecan ve istekle gerçeğe yansıtmak istiyoruz. Ancak o kadar sabırsızız ki, her şeyin hemen olmasını bekliyoruz.

Bu durumdaki problem, genellikle gerçekçi olmayan hedefler ve sonucundaki beklentilerimizin olmasıdır. Her zaman mükemmel olmak istiyoruz. Hata yapma lüksümüzün olmadığını düşünüyoruz. Ancak fark ettiğiniz ve gördüğünüz gibi hayat böyle bir şey değil. Kendimize örnek aldığımız insanların o seviyeye gelmek için hatırı sayılır miktarda zaman ve enerji harcadıklarını unutuyoruz. Sonuç olarak, kaçınılmaz olarak bu beklentilerin gerisinde kalıyoruz.

Mükemmeliyetçilik yanılsamamız çöktüğünde, benlik saygımız yolculuğa devam etme eğilimindedir. Yani kendimizi korumak için savaşmak yerine vazgeçiyoruz. Beynimiz bizi korumak için düşünceler olmak dahil pek çok aksiyon almanız için sizi uyarır. Bunlardan biri de üzülmemeniz için bir şeyden çok geç olmadan vazgeçirmektir.

Belki de çok başarılı olacağınız bir şeyi, böyle düşünceler yüzünden erteliyor veya hiç başlamıyoruz. İş, aşk ve daha tonlarca örnek… Hiçbir şey çabalamadan olmaz!

Çok fazla seçeneğimiz var

Dünya fırsatlarla dolu değil mi? Gidebileceğiniz sayısız yol var. Sosyal medyalar, internetten okuduğunuz yazılar ve izlediğiniz videolar yüzünden her an karar değiştirebiliyoruz.

Diyelim kendinize bir alanda bir hedef belirlediniz:

  1. Net bir amaç belirlemek, başarıya doğru bir yola sahip olmamızı sağlar.
  2. Bu yolun sonunda başarı ve kazanç var. Siz de bunun için çalışmaya başladınız.
  3. Tam o sırada yeni bir şey gördünüz, bunun sizin için daha iyi olduğuna karar verdiniz.
  4. Hemen çalışma konunuzu ve çalışma şeklinizi değiştirdiniz.
  5. Çok çalıştınız ve sonuçta hedeflerinize ulaştınız!

Tebrikler, sonunda sadece 5 adım ile istediğiniz her şeye sahipsiniz!

Kulağa ne kadar da basit ve güzel geliyor değil mi? Keşke her istediğimize böyle ulaşabilmek.

Şimdi 3. adıma geri dönmenizi istiyorum. Zaten çalışıyordunuz neden başka bir şey görüp ondan vazgeçtiniz? 4. ve 5. maddeye geçtiğinizi düşünebilirsiniz, ama ya o sırada karşınıza yeni bir fırsat çıkarsa? Diğerinden de mi vazgeçeceksiniz?

Bu “Dallandırıp budaklandırmak” yüzünden asla bir konuda sürekli çalışamazsınız. Her şeyden biraz yapacağınıza bir şeyden tam yapın!

Uygulanabilir bir planımız yok

Plan, plan, plan… Diyelim yeni bir spora başladınız. İyi bir antrenman programı olmadan kendinizi geliştirebileceğinizi gerçekten düşünüyor musunuz? “Önce bir başlayayım gerisi gelir” gibi sözlerle kendinizi kandırabilirsiniz ama istediğiniz hedefe sadece konuşarak ulaşamazsınız. Bu yüzden iyi bir plan yapmak çok önemlidir.

Plansız olmak, işlerin ters gitmesi için çok fazla alan bırakır. Hata yapmaya başladığınızda, önce “Olur böyle şeyler” diye düşünebilirsiniz ama sonrasında bu hatalar arttıkça bunalabilir ve pes edebilirsiniz. Ayrıca plan yapmak sadece hata yapmamak için önemli değil, aynı zamanda neyi ne zaman yapmanız gerektiğini de belirlemeniz için vazgeçilmezdir.

Bir dahaki sefere yeni bir işe veya projeye başlamak üzereyken, hedefler belirlerken önce hedef belirleyin.

Başarısız olmaktan korkuyoruz

Tüm dünyadaki insanları değil de ülkemizi düşünelim. Hatta en yakın çevremizi…

Çevremizde ailemizin bizimle kıyasladığı çok başarılı insanlar var değil mi? Başarısız olursak ailemiz, çevremiz ne der? En iyisi hiç risk almamak.

Ne kadar da size benziyor değil mi? Çevremiz yüzünden başarısız olmaktan, sonucunda hor görülmekten korkuyoruz. Bu yüzden risk almayıp hemen vazgeçiyoruz.

Peki şunu düşünün: Bu hayatı siz mi yaşıyorsunuz onlar mı? Kendinizi başkalarına kanıtlamaktan önce kendinize kanıtlayın. Başarısız olun. Sonra da bunları tecrübe haline getirin, ders alın ve başarıya ulaşmak için bunları kullanın. Bu konuda daha fazla bilgi almak isterseniz, bu makaleden sonra Başarısızlığı Nasıl Motivasyon Aracı Olarak Kullanabiliriz? yazımıza bir göz atmanızı tavsiye ederiz.

Motive olabilmek için harici pozitif doğrulamaya (övgü, tebrik, aferin) ihtiyaç duyuyoruz

Çoğumuzun bu kadar kolay pes etmesinin bir başka nedeni de, bilinçaltımızda “Biri tarafından beğenilmediğimizde başarısız olmuşuzdur” kodlamasıdır. İnsanlar son derece sosyal bir türdür. Binlerce yıl boyunca, çevremizdekiler tarafından sosyal olarak onaylanmak genetik olarak içimizde vardır. Evrim geçirdiğimizi düşünmeyi ne kadar sevsek de, bazı konularda hala aynı ilkel düşüncelere sahibiz.

Modern zamanlarda, başkalarından gelen olumlu pekiştirmelerle besleniriz. Yani bir düşünün, sevdiğiniz birinden küçük bir aferin veya harikasın bizi ne kadar motive ediyor değil mi?

Eğer bir şeyi düzgün yapmak için sürekli pohpohlanmaya ihtiyacınız var ise olduğunuz yerde saymaya devam edebilirsiniz. Bir önceki başlıkta da belirttiğimiz gibi kendiniz için yapın. Bu sizin hayatınız, başkaları için yaşamıyorsunuz!

Peki diyelim bunu aştınız sırada ne var?

Dış olumsuz doğrulamanın bizi kontrol etmesine izin veriyoruz

Günlük hayatımızda “Yapamazsın! Başaramazsın! Bu iş seni aşar! Çok mantıksız! Neden böyle bir şey yapıyorsun ki?” gibi, pek çok şey işitiyoruz.

Bunların bazıları bizi korumak için söylenmiş olsa da bazıları sadece kıskançlık için oluyor. Kendi hayatında başarılı olamayan insanlar, başka insanların da başarılı olmasını istemezler. Hatta bazen başarısız oldukları için mutlu olurlar.

Bu yüzden önce kendinizi dinleyin, başlarını değil. Eğer illa bir tavsiye almak istiyorsanız, çalıştığınız/ilgilendiğiniz konuda bir uzman ile konuşun, hiçbir şey bilmeyenler ile değil.

Bir iç nedenimiz yok

Peki, tüm dış sesleri (olumlu ve olumsuz) ortadan kaldırdığınızda geriye ne kalır? Bu sorunun cevabı “hiçbir şey” değilse, elinizde başka bir problem var demektir. Nedeninizin olmaması…

Bunu neden bu kadar çok istiyorum? Bunu yaparak ne kazanırım? Neden buradayım? Bunlar kuşkusuz yanıtlanması zor sorular. Ancak, bu zorlukla yüzleşmeniz gerekecek.

Eğer bir neden bulamıyorsanız asıl şimdi vazgeçme ve pes etme zamanı.

Hak etmediğimize inanıyoruz

Düşük özgüven… Pek çoğumuz bir güven maskesi takarız. Dünyanın güvensiz bir yer olmadığımızı düşünmek istiyoruz fakat yapamıyoruz. Çünkü bu bir zayıflık işareti olarak görülüyor.

Başarısız olduğumuzda, büyük bir parçamız bunun olmasını bekliyor. “Yeterince zeki değilim. Böyle olacağını biliyordum.” gibi düşünceler üretiyoruz. Bunlar, beynimizde bir öfke patlaması yaşayan iç eleştirmenimiz tarafından yönlendirilen olumsuz düşüncelerdir.

Bu olumsuz sarmalın içinde sıkışıp kaldıysanız, yapabileceğiniz en iyi şey, her gün kendinize biraz nezaket göstermeye başlamaktır. En büyük destekçinize iyi bakın, yani kendinize! Yürüyüşe çıkın. Güzel yemekler yiyin. Sizi ne mutlu ediyorsa onu yapın!

Maskelerin ardına saklanıp, olmadığımız biri gibi davranıyoruz

Kendimize her zaman yalan söyleriz. İnsanların seveceğini düşündüğümüz biri gibi davranmaya çalışarak bir maske takıyoruz. Evet belki sahte bir kalabalığa katlanabiliriz, kısa bir süre mutlu gibi davranabiliriz ama bunun en büyük dezavantajı, sonunda kim olduğumuzu unutmamızdır.

Hiç sosyal baskı nedeniyle bir işe başlarken ve kendinizi 6 ay sonra neden hala orada olduğunuzu sorgularken yakaladınız mı?

Bir kişiliği aylarca hatta yıllarca taklit edebilirsiniz. Ancak, bu siz değilseniz, sonunda pes edeceksiniz. Bunun yerine, güçlü yönlerinizin neler olduğunu öğrenin ve ardından onlara odaklanın. Kim olduğunuz konusunda en iyisi olun, kendinizi sevin ve böyle devam edin. Bu sayede başarıya çok kısa sürede ulaşabilirsiniz!

Disipline önem vermiyoruz

Motivasyon sizi ancak bir yere kadar götürür. Yataktan kalkmanın tüm enerjinizi alacağı günler olacak. Bütün evrenin size karşı çalıştığını hissettiğiniz günler… Bu günlerde tutarlı bir disipline ihtiyacınız olacak. Daha disiplinli olmak için şu anda atabileceğiniz bazı adımlar şunlardır:

  • Sorumluluklarınızı paylaşabileceğiniz, gerektiğinde bunları size hatırlatan bir arkadaş edinmek
  • Her şey için bir teslim tarihi belirlemek
  • Dikkat dağıtan veya cezbederek size vakit kaybettiren şeyleri hayatınızdan uzaklaştırmak
  • Arada dinlenmek için mola zamanları belirlemek

Bir kez temel bir disipline sahip olduğunuzda, kolayca pes etmek sorun olmaktan çıkacaktır.

Eğer yazımızı buraya kadar okuduysanız yani hemen pes etmediyseniz, demek ki sizde hala umut var! 🙂

Üşengeçliği ve olumsuzlukları bir kenara bırakıp hemen harekete geçin!

Onur Gürsoyhttps://yasamsirlari.com
Araştırmacı, girişimci, bilişim ve reklamcılık sektörlerinde çalışan, kişisel gelişim ve sağlıklı yaşama önem veren YaşamSırları.com editörü
Benzer İçerikler

Yorum Yap

Güncel

İlginizi Çekebilir