20 Ekim 2021, Çarşamba
Ana SayfaBeslenmeKahve İçmenin Sağlığa 15 Faydası

Kahve İçmenin Sağlığa 15 Faydası

Kahve dünyadaki en popüler içeceklerden biridir ve yılda 400 milyar fincandan fazla kahve tüketiliyor.

Kahvenin sağlık özellikleri üzerine onlarca yıldır devam eden tartışmalara rağmen, mevcut fikir birliği ezici bir çoğunlukla kahvenin yararlarının daha fazla olduğu yönünde. Aslında, son araştırmalar kahve içmenin sağlığa birçok yararı olduğunu gösteriyor.

Bu makalede, bu faydaların 15’ini ve vücudumuzu nasıl etkilediğini inceleyeceğiz. Bu arada 1 Ekim Dünya Kahve Günü‘nüz kutlu olsun!

1. Sabah Kahvesi Verimliliği Artırıyor

Açık, odaklanmış bir beyin ile çalışmak, özellikle sabahları hiç kolay değildir. Bu nedenle pek çok kişi, ofiste bir gün boyunca kendini uyanık ve enerjik tutmak için güne bir fincan kahve ile başlıyor. Araştırmalara göre bu gerçekten işe yarıyor.

İlginç bir şekilde, araştırmalar kahve tüketimi ile mesleki performans arasında bir ilişki olduğunu gösteriyor. Özellikle, uyanıklık, dikkat ve tepki süresi, düşük ila orta dozda kafein alımı ile çok daha iyi hale geliyor. Belki de, birçok şirketin çalışanlarına ücretsiz kahve sağlamasının nedenlerinden biri de budur 🙂

Kahvenin uyarıcı etkileri olan psikoaktif bir kimyasal olan kafein içerdiğini artık hepimiz biliyoruz. Ortalama büyüklükte bir fincan demlenmiş kahve, yaklaşık 95 mg kafein içerir; bu miktar, odak ve konsantrasyon seviyelerini artırdığı bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmıştır.

2. Kahve Alzheimer Riskini Düşürebilir

Alzheimer hastalığı, hafıza ve bilişsel işlevde yavaş bir düşüşe neden olan ilerleyici, nörodejeneratif bir hastalıktır. Hastalar ve onların yakın arkadaşları ve aileleri için baş etmesi zor bir hastalıktır.

Bununla birlikte, diğer kronik hastalıklar gibi, yaşam tarzımızın da riski artırabilecek veya azaltabilecek birçok yönü vardır. Özellikle, son araştırmalar kahve tüketiminin Alzheimer’dan kaçınmamıza yardımcı olabilecek bir faktör olduğunu ima ediyor. Yapılan çalışmalardaki kanıtlar şu anda kesin olmasa da, kahve tüketimi “önemli” ve muhtemelen zihinsel bozulmaya karşı koruyucudur.

Aslında, bu konuyla ilgili yakın zamanda sistematik bir inceleme ve meta-analiz yapıldı. Çalışmanın sonuçları, toplam 29.155 katılımcıda, en yüksek kahve tüketimi ile Alzheimer hastalığı arasında “önemli bir ters ilişki” olduğunu gösterdi.

Bu nedenle kahve sabahlarımızı daha iyi hale getirmesinin yanı sıra gelecekte de bilişsel sağlığımızı korumaya yardımcı olabilir. Bu, belki de kahve içmenin en önemli sağlık yararı olabilir.

3. Kahve Sağlığı Koruyucu Bileşikler İçerir

Kafeik ve klorojenik asidi bilmiyor olabilirsiniz, ancak insan sağlığı üzerinde çok olumlu etkileri vardır. Kafeik asit, bir hidroksisinamik asittir; sağlığı koruyucu özelliklere sahip olduğuna inanılan bir tür bitki kimyasalıdır. Bu kahvede en konsantre polifenol biridir. Olumlu tarafı, araştırmacılar bu bileşiğin anti-inflamatuar, yaşlanma karşıtı, antiviral ve antikanser özellikleri sunduğuna inanıyor.

Ayrıca, her iki bileşik üzerinde yapılan son çalışmalar da bazı ilginç faydalar göstermektedir. Bu yararlı özellikler, astımlı çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmeyi ve hayvan çalışmalarında karaciğeri toksisiteden korumayı içerir. Ek olarak, klinik deneyler, bileşiği özofagus kanseri için olası bir tedavi olarak araştırmaktadır.

Buna rağmen, henüz bu potansiyel faydalardan yola çıkmamalıyız ve kahvede doğal olarak bulunandan daha fazla bileşik kullandığını aklımızda tutmalıyız.

4. Kahve Tüketimi Melanom Cilt Kanseri Riskini Düşürüyor

Birçok cilt kanseri doğası gereği nispeten hafif olsa da, melanom istisnadır. Bu cilt kanseri genellikle ölümcüldür ve yaygınlık oranları dünya çapında hızla artmaktadır. Aslında veriler rahatsız edici ve son kırk yılda vaka sayısında %500’lük bir artış olduğunu gösteriyor.

Bunun sebebinin güneş olduğunu düşünenler, insanları hep yanlış yönlendiriyor. Doğru olan şey güneşin tek başına risk faktörü olmamasıdır. Yediğimiz yiyecekler, yanma ve cilt kanseri geliştirme riskimizi önemli ölçüde artırabilir veya azaltabilir.

Bu notta, birkaç çalışma kahvenin melanomaya karşı koruyabileceğini gösteriyor. Buradaki etki mekanizması, kahvedeki polifenollerin cildimizin UV direnci özelliklerini artırmaya yardımcı olması muhtemeldir. Yakın zamanda yapılan iki sistematik inceleme, daha yüksek kafeinli kahve tüketiminin melanom riskini “istatistiksel olarak anlamlı” bir oranda azalttığını göstermektedir.

5. Kahve Çok Çeşitli Polifenoller (Antioksidanlar) İçerir

Önceki iki başlıkta da olduğu gibi, kahve çeşitli antioksidanlar içerir. Ayrıca, kahvenin dünyadaki bu bileşiklerin en büyük sağlayıcılarından biri olduğunu belirtmekte fayda var. Bazı araştırmalar kahvenin yapılan diyetlerdeki en önemli polifenol kaynağı olduğunu öne sürüyor.

Belirgin bir şekilde, bir dizi çalışma, bağışıklığı artırmaya ve yaşa bağlı düşüş ve iltihaplanmaya karşı korumaya yardımcı olduklarını gösteriyor. Bu polifenol içeriği, kahvenin en önemli sağlık yararlarından biridir ve ister hazır ister taze demlenmiş olsun, tüm kahveler bu bileşikleri içerir.

6. Kahve İçmek İnme Riskini Azaltıyor

Bir başka potansiyel sağlık yararı, kahve içmek ile daha düşük felç riski arasındaki ilişkidir. Her şeyden önce, korelasyon nedenselliğe eşit değildir. Bununla birlikte, bu alandaki sayısız araştırma, kahvenin felç olaylarını azalttığını öne sürüyor.

Örneğin;

  • 146.830 kişi üzerinde yapılan bir Kore araştırması, yüksek kahve tüketiminin (günde >3 fincan) inme riskini kahve içmeyenlere kıyasla %38 oranında azalttığını buldu.
  • 9 yüksek kaliteli çalışmanın meta-analizi, günde 4 fincan kahve içenlerin, 1 fincandan daha az içenlere göre felç riskinin daha düşük olduğunu göstermiştir.
  • 479.689’dan fazla katılımcıyı içeren 11 çalışmanın sistematik bir incelemesinden elde edilen sonuçlar, kahvenin felç riskini hafifçe azalttığını göstermektedir.

Bununla birlikte, bu konuyla ilgili tüm çalışmalar olumlu değildir. İstisnalar olsa da genellikle olumlu sonuçlar elde edilmiştir.

7. Kahve Tip 2 Diyabet Riskini Azaltmaya Yardımcı Olabilir

Bazı insanlar tip 2 diyabetin (T2D) “modern zamanların vebası” olduğunu söylüyor. İstatistiklere bakıldığında, belki de haklılar.

Küresel Sonuçlar

Sadece daha da kötüye gidiyor. 2014 itibariyle, dünya çapında 422 milyon insan bu hastalıktan muzdarip. 1980’de sadece 108 milyondu.

Kahve Diyabet Riskini Nasıl Azaltmaya Yardımcı Olur?

Her zaman olduğu gibi, önlemek tedavi etmekten daha iyidir ve T2D riskimizi azaltmak için kullanabileceğimiz birçok strateji vardır. Rafine karbonhidratları ve basit şekerleri kesmenin yanı sıra kahvenin bu alanda da bazı sağlık yararları sağladığı görülüyor.

Özellikle araştırmalar, kahve içmenin tip 2 diyabet geliştirme riskimizi azaltabileceğini gösteriyor;

  • 1.247.387’den fazla katılımcıyı içeren kohort çalışmalarının sistematik bir incelemesi, daha yüksek alışılmış kahve tüketiminin daha düşük tip 2 diyabet riski ile ilişkili olduğunu buldu.
  • 1966 ve 2013 yılları arasındaki çalışmaları inceleyen başka bir sistematik inceleme yapıldı. Kahve ve tip 2 diyabet arasında doza bağımlı bir şekilde açık ve tutarlı bir ters ilişki vardı.

Ancak, kahveyi (veya herhangi bir yiyeceği) sihirli bir şifa ürünü olarak görmeyin. Kahve bir miktar fayda sağlayabilirken, tip 2 diyabetten kaçınmanın en iyi yolu iyi bir diyet, egzersiz programı ve yeterli uykudur.

8. Kafeinin Sağlığa Çeşitli Faydaları Vardır

Kahve birçok farklı bileşik içerirken, bazı sağlık yararları özellikle kafein ile ilgilidir.

Araştırmalar, odaklanma ve uyanıklık için yararlı bir araç olmasının yanı sıra kafeinin sağladığı çeşitli avantajlar gösteriyor;

  • Randomize, kontrollü bir çalışma, günde 400 mg kafeinin insülin duyarlılığını açıkça arttırdığını göstermiştir.
  • Mevcut kanıtların gözden geçirilmesi, kafeinli kahve tüketiminin Alzheimer, Parkinson ve kardiyovasküler hastalık riskini azalttığını göstermektedir.
  • 2017’de kafein alımı ve potansiyel olumsuz sonuçlar hakkında geniş bir sistematik inceleme yapıldı. Bu özel çalışma, faydalar olsa da, günde 400 mg’a kadar tüketim seviyelerinde olumsuz sağlık etkileri olmadığını gösterdi. Bu rakam yaklaşık dört fincan kahve anlamına gelir.

Özetlemek gerekirse, kafeinin vücudumuz üzerinde çeşitli olumlu etkileri var gibi görünüyor. Bununla birlikte, 400 mg’dan fazla tükettiğimizde bazı olumsuz etkiler ortaya çıkmaya başlar; bu etkiler doza bağlı bir şekilde daha yaygın hale gelir. Bu yüzden kahve yararlıdır diye düşünerek çok fazla tüketmeyin.

9. Karaciğer Hasarına Karşı Koruyabilir

Kahve içmenin bazı daha olumlu etkileri, potansiyel hepatoprotektif özelliklerini içerir. Her şeyden önce, “hepatoprotektif” karaciğer hasarını önleyebilecek bir şey anlamına gelen bir kelimedir.

Sonuç olarak, tartışmalar, kahvenin, gıda yakıtlarını işleyen bir durum olan alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) dahil olmak üzere kronik karaciğer hastalıklarının tedavisinde potansiyel bir rolü olduğunu araştırmalar ile keşfedilmeye başlandı.

Örneğin, son araştırmalardan elde edilen üst düzey kanıtlar gösteriyor ki;

  • Sistematik bir derlemede kanıtlar, kahve tüketiminin karaciğeri alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığındaki (NAFLD) hasardan koruyabileceğini ve metabolik sendrom riskini azaltabileceğini düşündürmektedir.
  • Sistematik bir inceleme, kahve tüketimini ve karaciğer hastalıklarını inceledi. Bu inceleme, kahvenin laboratuvar okumalarını sürekli olarak iyileştirdiğini, ölüm oranını azalttığını ve genel sağkalımı iyileştirdiğini buldu. Yazarlar, karaciğer hastalığı olanlar için doktorların günlük kahve tüketimini teşvik etmesi gerektiğini belirtiyorlar.
  • Randomize, kontrollü bir çalışma, kahvenin kronik hepatit C’ye karşı koruyucu bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bu deneme, kahve tüketiminin telomer uzunluğunu ve apoptoz oranını artırırken oksidatif hasarı azalttığını göstermiştir.

10. Kahve Uzun Yaşamanıza Yardımcı Olabilir

Giderek artan sayıda bilimsel çalışmalar, kahvenin artan uzun ömür ile bir ilişkisi olduğunu gösteriyor. “Kendinizi daha iyi hissetmenizi ve daha uzun yaşamanızı sağlayan lezzetli bir içecek” kulağa gerçek olamayacak kadar iyi geliyor değil mi?

Bununla birlikte, araştırmalar kahve tüketimi ile daha düşük ölüm oranı arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir. Şimdiye kadarki en büyük çalışmalardan ikisi, 700.000’den fazla katılımcıyı içeren son zamanlardaki çok uluslu ve çok etnik gruptan oluşan kohort çalışmalarıydı.

Önemli olarak, bu iki çalışma göstermiştir ki;

  • Birden fazla etnik kökene sahip 185.555 katılımcı arasında, hem kafeinli hem de kafeinsiz daha yüksek kahve tüketimi, istatistiksel olarak anlamlı bir düşük ölüm riski ile ilişkilendirildi.
  • 10 farklı ülkeden 521.330 katılımcıda, kahve tüketiminin en yüksek çeyreğine sahip olanlar istatistiksel olarak tüm nedenlere bağlı ölüm oranını azalttı. İlişki tutarlıydı ve ülkeye göre değişmiyordu.

Bu etkileyici sonuçlar, muhtemelen kahvenin içerdiği sağlığı koruyucu biyoaktif bileşiklerden kaynaklanmaktadır.

11. Düşük Kardiyovasküler Hastalık Riskiyle İlişkilidir

Kahve kalbe iyi gelir mi? Kahve ve kalp sağlığı üzerine yapılan araştırmalar her zaman tutarlı olmamıştır. Bununla birlikte, sağlıklı insanlarda hiçbir zaman herhangi bir zarar kanıtı da yoktur.

Aksine, Framingham Kalp Çalışması, kafeinli kahve tüketiminin yaşlılarda daha düşük KVH mortalitesi ve hastalık ilerlemesi riski ile ilişkili olduğunu bulmuştur. Son yıllarda, biriken araştırmalar, kahvenin kalp sağlığı ile ilgili çeşitli sağlık yararları sağladığını göstermektedir.

Spesifik olarak, kapsamlı sistematik incelemeler şunu göstermektedir;

  • 1.279.804 katılımcıyı içeren 36 çalışmanın analizinde, günde 3 ila 5 bardak içenler en düşük KVH riskine sahipti.
  • Başka bir inceleme, günde 4 fincana kadar orta dozlarda kahvenin güvenli olduğunu ve muhtemelen KVH mortalitesini azaltmada fayda sağladığını buldu.
  • 997,464 katılımcıyı içeren 21 çalışmanın bir başka meta-analizi de umut vaat ediyor. Araştırma, özellikle, kahve tüketiminin kardiyovasküler mortalite ile daha net bir ters ilişkisi olduğunu gösteriyor.

Birkaç fincan kalp sağlığına fayda sağlıyor gibi görünüyor, ancak günde 4-5 fincandan fazla tüketimin artması olumsuz sonuçlara neden olabilir. Kısacası, mantıklı kahve tüketimi “kalp için sağlıklı” olabilir.

12. Kahve İçenlerin Depresyon Oranları Daha Düşük

Kahve içmenin sağlığa bir başka faydası da depresyon üzerindeki olumlu etkisidir. Bir başka deyişle: Kahve içenlerin depresyondan muzdarip olma olasılığı daha düşüktür.

Mevcut 23 çalışmanın sistematik bir incelemesi, kahve tüketimi ile daha düşük depresyon oranları arasında açık ve anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ek olarak, 330.677 katılımcıyı içeren çalışmaların bir meta-analizi, depresyona karşı doz-tepki koruyucu etkiye dair kanıt buldu. Özellikle, günde her ilave kahve için depresyon riski %8 azaldı.

Bir fincan kahvenin ruh hali, enerji ve odaklanma üzerindeki olumlu etkisini düşündüğümüzde bu etki anlaşılabilir görünüyor.

13. Kahvenin Dişler ve Diş Etleri Üzerinde Koruyucu Etkisi Vardır

Kahvenin diş sağlığına da faydaları olduğu görülüyor. Araştırmalar, kahvenin periodontal hastalığa karşı koruyarak ağız sağlığına katkıda bulunduğunu göstermektedir. Bir çalışma, kahve içmek ile şiddetli periodontitis arasında ters bir ilişki olduğunu göstermiştir. Ayrıca, 1152 diş hastası üzerinde yapılan bir araştırma, daha yüksek kahve tüketiminin periodontal kemik kaybında küçük ama önemli bir azalma ile ilişkili olduğunu bulmuştur. Ek araştırmalar, kahvenin kendi başına tüketildiğinde antibakteriyel ve antikanser özelliklere sahip olabileceğini ima ediyor.

Ama unutmayın, bu araştırmalardaki kahve türü kurşun geçirmez kahve veya tatlı aromalı içecekler gibi içecekler değil, sade kahve anlamına gelmektedir.

14. Kafein Fiziksel Performansı Artırır

Kahvenin enerji veren özellikleri yaygın olarak bilinir ve bunlar içeceğin kafein içeriğiyle bağlantılıdır.

Birincisi, araştırmalar antrenmandan önce kahve içmenin toparlanmayı hızlandırmaya, direnç antrenman yükünü artırmaya ve metabolizma hızımızı artırmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor. Ayrıca, 21 çalışmanın sistematik bir incelemesi, dayanıklılık sporcularıyla ilgili olarak bu iddiaları araştırdı.

Araştırmacılar, vücut ağırlığının kilogramı başına yaklaşık 3-6 mg kafein alımının performans artırıcı etkileri olduğunu buldular. Başka bir deyişle, 70 kg’lık bir bireye fayda sağlayacak kafein miktarı 210 ile 420 mg arasında bir yerde olacaktır. Gerçek dünya terimleriyle, bu bir veya iki Starbucks büyük boy kahveye eşdeğerdir.

Bu faydalar, farklı çalışmalar arasında değişkendi ve performans iyileştirmeleri %0,3 ile 17 arasında bir yerdeydi. Ancak kafeinin bir ilaç olduğunu ve bazı güçlü etkileri olabileceğini unutmamak önemlidir.

15. Daha Yüksek Kahve Tüketimi, Kanser Riskini Azaltabilir

Kahvenin bir diğer olumlu yanı kansere karşı koruyucu olabilecek etkisidir. Bu etkinin mekanizması bilinmemekle birlikte, kahvenin insülin seviyelerini düşürme ve iltihabı azaltma yeteneğinin bir rol oynadığını önermek mantıklı görünüyor.

Ancak bazı sistematik incelemeler ve meta-analizler tutarlı bir ters ilişki gösteriyor;

  • Düşük kahve alımıyla karşılaştırıldığında, en yüksek kahve alımı ağız kanseri, farenks kanseri, kolon kanseri, karaciğer kanseri, prostat kanseri, endometriyal kanser ve melanom riskini ilgili oranda azaltabilir.
  • 40 prospektif kohort çalışmasının meta analizi, kahveden olumsuz bir etki bulamadı. Bununla birlikte, çalışma, kahvenin diğerleri arasında mesane, meme, pankreas ve prostat kanseri riskini azalttığını buldu.

Bu veriler kesinlikle kanser riskini azaltır anlamına gelmez!

Bonus: Sosyalleşmek

“Bir Fincan Kahvenin Kırk Yıl Hatırı Vardır”

Kahvenin sadece sağlığa olan faydalarının dışında sosyalleşme üzerinde de olumlu etkileri vardır.

Günde Kaç Fincan Kahve İçmelisiniz?

Günde 1-2 fincan kahve hem diyetisyenler hem de doktorlar tarafından tavsiye ediliyor. Fakat daha fazlasının içilmemesi önemlidir. Özellikle de yeşil çay gibi kafein içeren başka bir içecek tüketiyorsanız, daha fazla kahve tüketmemeye dikkat etmelisiniz.

Beslenmedeki çoğu şeyde olduğu gibi, kahve de başkalarında gösterdiği etkileri sizde göstermeyebilir. Bu yüzden bu oranı kendiniz deneyerek belirlemelisiniz.

Onur Gürsoyhttps://yasamsirlari.com
Araştırmacı, girişimci, bilişim ve reklamcılık sektörlerinde çalışan, kişisel gelişim ve sağlıklı yaşama önem veren YaşamSırları.com editörü
Benzer İçerikler

Yorum Yap

Güncel

İlginizi Çekebilir